
Karbon maliyeti uzun süre "Avrupa'nın meselesi" olarak görüldü. Artık değil. 7552 sayılı İklim Kanunu, tam bir yıl önce — 9 Temmuz 2025'te — yürürlüğe girerek Türkiye'de ilk kez ulusal bir karbon fiyatlama sisteminin hukuki temelini kurdu. Bu, AB'nin CBAM'ının yurt içi tamamlayıcısı niteliğinde bir dönüm noktası. Bu yazı, kanunun ne getirdiğini ve işletmeler için ne anlama geldiğini açıklıyor.
Kısa cevap: İklim Kanunu ne getirdi?
7552 sayılı İklim Kanunu, Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefi ve yeşil büyüme vizyonu doğrultusunda, sera gazı emisyonlarının kontrol altına alınmasını amaçlıyor. En kritik yeniliği, ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) için hukuki altyapıyı oluşturması.
Kanun ayrıca bir Karbon Piyasası Kurulu kurulmasını öngörüyor ve İklim Değişikliği Başkanlığı'nı yürütme organı olarak belirliyor. Yani karbon fiyatlaması artık Türkiye'de de kurumsal bir çerçeveye kavuştu.
ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) nedir?
Emisyon Ticaret Sistemi, kabaca "kirletene bedel" mantığıyla çalışan bir piyasa mekanizmasıdır. Belirli sektörlerdeki tesislere bir emisyon tavanı konur; bu tavanın altında kalanlar tahsisat satabilir, üzerine çıkanlar ise ek tahsisat almak zorunda kalır. Böylece emisyon azaltmak ekonomik olarak da teşvik edilir.
Türkiye ETS'sine ilişkin yönetmelik taslağı, İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından 22 Temmuz 2025'te kamuoyu görüşüne açıldı. Yani sistemin ayrıntıları (kapsanan sektörler, tahsisat yöntemi, uygulama takvimi) yönetmelik süreciyle şekilleniyor. Bu, işletmelerin bugünden hazırlanması ama nihai kuralları resmi kaynaklardan takip etmesi gereken, gelişmekte olan bir alan.
CBAM ile birlikte düşünün: iki cepheli karbon maliyeti
İklim Kanunu'nu tek başına değil, AB'nin CBAM'ı (Sınırda Karbon Düzenlemesi) ile birlikte değerlendirmek gerekir. Çünkü ikisi birlikte, işletmeler için karbon maliyetini iki cepheden somutlaştırıyor:
- Dış cephe — CBAM: AB'ye demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre gibi ürünler ihraç ediyorsanız, 1 Ocak 2026'da kesin döneme geçen CBAM sizi doğrudan etkiliyor.
- İç cephe — ulusal ETS: Yurt içinde faaliyet gösteren emisyon yoğun sektörler için karbon fiyatlaması giderek yaklaşıyor.
İlginç bir bağlantı da şu: Türkiye'nin kendi karbon fiyatlama sistemini kurması, CBAM kapsamında AB'ye ödenecek maliyetin bir kısmının yurt içinde tutulması açısından da stratejik görülüyor. Yani ulusal ETS, hem bir yükümlülük hem de bir denge unsuru.
Hangi işletmeler bugünden hazırlanmalı?
Öncelikli olarak emisyon yoğun sektörler — demir-çelik, çimento, alüminyum, enerji, kimya gibi — bu dönüşümün merkezinde. Ancak tedarik zincirleri üzerinden etki daha geniş bir kesime yayılıyor: büyük bir sanayi kuruluşuna tedarik yapan bir KOBİ, giderek karbon verisi talep edilen bir zincirin parçası oluyor.
Bugünden atılabilecek somut adımlar:
- Emisyon kaynaklarınızı tanıyın — enerji tüketimi, yakıt, üretim süreçleri.
- Veriyi ölçülebilir ve izlenebilir tutun — tahmin değil, kayda dayalı veri.
- Ürün/süreç bazında bağlayın — hangi üretim ne kadar emisyon üretiyor.
- Gelişmeleri takip edin — ETS yönetmeliği ve kapsam netleştikçe hazırlığınızı güncelleyin.
Veri altyapısı olmadan karbon yönetimi olmaz
Karbon raporlamasının en çok gözden kaçan gerçeği şu: her şey operasyonel veriye dayanır. Ne kadar enerji harcandığı, ne kadar hammadde kullanıldığı, ne kadar üretim yapıldığı bilinmeden emisyon hesaplanamaz. Bu veriler dağınık tablolar ve farklı programlar arasında sıkışmışsa, ne CBAM ne ulusal ETS için sağlıklı bir raporlama mümkün olur.
Birasyo Sürdürülebilirlik modülü, bu veriyi operasyonun içinde tutar: üretim miktarları, enerji ve hammadde tüketimi, ürün bazlı kayıtlar. Böylece karbon hesaplaması, ayrı bir "proje" değil, zaten sahip olduğunuz verinin doğal bir çıktısı haline gelir.
Özet
7552 sayılı İklim Kanunu (9 Temmuz 2025), Türkiye'de ilk kez ulusal karbon fiyatlaması (ETS) için hukuki temeli kurdu; Karbon Piyasası Kurulu'nu oluşturdu ve 2053 net sıfır hedefine bağladı. ETS'nin ayrıntıları yönetmelik süreciyle şekilleniyor. AB'nin CBAM'ıyla birlikte düşünüldüğünde, karbon maliyeti işletmeler için hem dış (ihracat) hem iç (yurt içi) cepheden somutlaşıyor. Öncelik emisyon yoğun sektörlerde olsa da etki tedarik zinciri üzerinden yayılıyor. En doğru hazırlık, emisyon verisini bugünden ölçülebilir ve izlenebilir tutmak; nihai kuralları ise resmi kaynaklardan takip etmektir.
Kaynaklar: 7552 sayılı İklim Kanunu (9 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete) ve ulusal Emisyon Ticaret Sistemi ile Karbon Piyasası Kurulu'na ilişkin hükümler; Türkiye ETS Yönetmeliği taslağının 22 Temmuz 2025'te kamuoyu görüşüne açılması (İklim Değişikliği Başkanlığı, iklim.gov.tr). ETS'nin uygulama ayrıntıları yönetmelik süreciyle netleşmektedir; güncel durumu resmi kaynaklardan takip edin. Genel bilgilendirmedir.
Bu yazıyı LinkedIn'de paylaşın
Başlık, özet ve hashtagler panoya kopyalanır, LinkedIn paylaş penceresi açılır — yapıştırın (Cmd/Ctrl+V) ve gönderin.

