
Yıllardır "geliyor" denilen AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM; Türkçe kısaltmasıyla SKDM) artık geldi. 1 Ocak 2026 itibarıyla mekanizma kesin rejime geçti. AB'ye demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre gibi ürünler ihraç eden Türk üreticileri için bu, "raporlama" aşamasının bitip mali yükümlülük aşamasının başlaması demek. Bu yazı, kesin dönemde neyin değiştiğini ve yeni 50 ton muafiyetinin kimi kapsam dışı bıraktığını açıklıyor.
Kısa cevap: kesin dönem ne demek?
CBAM'ın 2023-2025 arası geçiş dönemi yalnızca raporlamayı gerektiriyordu — mali ödeme yoktu. 1 Ocak 2026'dan itibaren kesin rejim başladı: artık kapsamdaki ürünlerin AB'ye ithalatında gömülü karbon emisyonu için CBAM sertifikası satın alınması ve teslim edilmesi gerekiyor.
Önemli bir zamanlama notu: 2026 yılı ithalatlarına ilişkin ilk sertifika teslimi ve ödemesi 30 Eylül 2027'de yapılacak. Yani yükümlülük 2026'da doğuyor, fiili ödeme 2027'nin üçüncü çeyreğinde gerçekleşiyor.
Kapsam: hangi ürünler?
CBAM kesin döneminde kapsam şu sektörlerden oluşuyor:
- Demir ve çelik
- Alüminyum
- Çimento
- Gübre
- Elektrik
- Hidrojen
Türkiye, AB'ye önemli miktarda çelik ve alüminyum ihraç ettiği için bu düzenlemeden en çok etkilenen ülkeler arasında. Kapsamın ileride aşağı akış (işlenmiş) ürünlere genişletilmesi de tartışılıyor.
Yeni "50 ton" muafiyeti: küçük ithalatçıya nefes
Kesin döneme geçişle birlikte gelen Omnibus basitleştirmesi, kuralları önemli ölçüde sadeleştirdi. En kritik değişiklik muafiyet eşiğinde:
- Eski kural: sevkiyat başına 150 avroluk düşük değerli gönderi muafiyeti.
- Yeni kural: bu kaldırıldı; yerine yıllık kümülatif 50 ton (net kütle) altında CBAM kapsamı ürün ithal edenler için de minimis muafiyeti getirildi.
AB Komisyonu'na göre bu eşik, ithalatçıların yaklaşık %90'ını yükümlülükten muaf tutarken, kapsanan gömülü emisyonların yaklaşık %99'unu korumaya devam ediyor. Yani küçük hacimli ithalatçılar idari yükten kurtuluyor, sistem yükü büyük ithalatçılara odaklanıyor.
Dikkat: Hidrojen ve elektrik bu de minimis muafiyetinin dışında. Ayrıca eşik yıl içinde aşılırsa, yükümlülük o takvim yılının başından itibaren geçerli olur — geriye dönük muafiyet uygulanmaz.
Muafiyet "AB ithalatçısında" ama maliyet Türk ihracatçısına yansır
Burada sık yapılan bir kavram hatası var: CBAM yükümlülüğü hukuken AB'deki ithalatçıya aittir; sertifikayı o alır. Ancak pratikte AB ithalatçısı, karbon maliyetini tedarikçisinden (yani sizden) talep eder veya fiyata yansıtır.
Bu yüzden Türk ihracatçısı için asıl mesele şudur: ürününüzün gömülü emisyon verisini doğru, doğrulanabilir ve AB alıcınızın kabul edeceği biçimde üretebilmek. Emisyon verisini sağlayamayan veya varsayılan (yüksek) değerlere mahkûm kalan ihracatçı, rekabette dezavantajlı duruma düşer.
Bir de yurt içi tarafı var: Türkiye'nin kendi ETS'si geliyor
CBAM'ı yalnız değerlendirmemek gerekir. Türkiye, 9 Temmuz 2025'te yürürlüğe giren 7552 sayılı İklim Kanunu ile kendi ulusal Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) için hukuki temeli kurdu. Yani karbon maliyeti hem AB ihracatında (CBAM) hem yurt içinde (ulusal ETS) işletmeler için giderek somutlaşıyor. Emisyon ölçüm ve raporlama altyapısını bugünden kurmak, iki cepheli bir hazırlık anlamına geliyor.
İşletme olarak ne yapmalısınız?
- Ürün bazında gömülü emisyonunuzu hesaplayın — hangi ürün, hangi üretim adımı, ne kadar CO₂.
- Veriyi izlenebilir tutun — enerji tüketimi, hammadde, üretim miktarı kayıtları emisyon hesabının temelidir.
- 50 ton eşiğini AB alıcınızla birlikte değerlendirin — muaf kalıp kalmadığınızı bilmek raporlama yükünüzü belirler.
- Sürekli izleyin — Omnibus sonrası kurallar ve kapsam gelişmeye devam ediyor.
Birasyo'da nasıl?
Birasyo ERP, CBAM ve sürdürülebilirlik raporlaması için ihtiyaç duyduğunuz operasyonel veriyi tek yerde tutar: üretim miktarları, enerji ve hammadde tüketimi, ürün bazlı maliyet ve miktar kayıtları. Bu veriler, gömülü emisyon hesaplaması ve doğrulanabilir raporlama için gereken temeli oluşturur; ihracat dosyalarınızla ilişkilendirilerek AB alıcınıza sunulacak bilgiyi hazırlamayı kolaylaştırır.
Birasyo Sürdürülebilirlik modülünü inceleyin →
Özet
CBAM 1 Ocak 2026'da kesin rejime geçti; 2026 ithalatları için ilk ödeme 30 Eylül 2027'de. Omnibus ile sevkiyat başına muafiyet kalktı, yıllık 50 ton altı ithalatçılar muaf oldu (hidrojen ve elektrik hariç) — bu, ithalatçıların %90'ını muaf ederken emisyonların %99'unu koruyor. Yükümlülük AB ithalatçısında olsa da maliyet Türk ihracatçısına yansır; bu yüzden doğru, doğrulanabilir emisyon verisi üretmek kritik. Yurt içinde de ulusal ETS geldiğinden, emisyon altyapısı iki yönlü bir yatırımdır. Kendi durumunuzu resmi kaynaklar ve danışmanınızla teyit edin.
Kaynaklar: AB CBAM kesin rejiminin 1 Ocak 2026'da başlaması ve Omnibus basitleştirmesiyle getirilen yıllık 50 ton de minimis muafiyeti (150 avro sevkiyat muafiyetinin kaldırılması) için Avrupa Komisyonu düzenlemeleri, ICAP ve Türk hukuk bürolarının SKDM bültenleri; kapsam sektörleri ve 30 Eylül 2027 ilk teslim tarihi. Ulusal ETS için 7552 sayılı İklim Kanunu (9 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete). CBAM yükümlülükleriniz için gümrük müşaviriniz ve resmi kaynakları takip edin.
Bu yazıyı LinkedIn'de paylaşın
Başlık, özet ve hashtagler panoya kopyalanır, LinkedIn paylaş penceresi açılır — yapıştırın (Cmd/Ctrl+V) ve gönderin.

