
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, ihracatçı ve döviz geliri olan firmaları TL'ye geçişte destekleyen düzenlemeyi yeniden şekillendirdi. 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ, 2023/5 sayılı ana tebliğde değişiklik yaparak hem destek süresini uzattı hem de destekten yararlanma mantığını "taahhüt" temelinden "katma değer ve pozisyon" temeline kaydırdı. İhracat yapan veya döviz geliri olan bir KOBİ iseniz, bu değişikliklerin nakit akışınıza ve muhasebe süreçlerinize doğrudan etkisi var.
Döviz dönüşüm desteği nedir?
Döviz dönüşüm desteği, yurt dışından döviz geliri elde eden firmaların bu dövizi bankalar aracılığıyla Türk lirasına çevirmesi karşılığında Merkez Bankası'nın sağladığı ek bir teşviktir. Firma dövizini bozdurduğunda, bozdurduğu tutarın belirli bir yüzdesi kadar TL tutarı ayrıca hesabına yatırılır. Destek, ihracatçıları ve döviz kazandırıcı faaliyeti olan üretici firmaları dövizlerini sistem içinde tutmaya ve TL'ye çevirmeye teşvik etmek amacıyla yıllardır kademeli olarak uygulanıyor.
Tebliğin kısa geçmişi
Döviz dönüşüm desteğinin hukuki temeli 2023/5 sayılı Tebliğ'e dayanıyor. Bu ana tebliğ, zaman içinde birkaç kez değişikliğe uğradı: 1 Mayıs 2026'da yürürlüğe giren 2026/8 sayılı Tebliğ, uygulama süresini 30 Nisan 2026'dan 31 Temmuz 2026'ya uzatmıştı. Şimdi yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ ise hem süreyi yeniden uzatıyor hem de destek mantığını köklü biçimde değiştiriyor. Yani firmaların önünde tek seferlik değil, düzenli aralıklarla güncellenen bir mevzuat var; her uzatma döneminde koşulların aynı kalacağını varsaymamak gerekiyor.
2026/11 sayılı Tebliğ ile ne değişti?
Yeni tebliğ iki ayrı yürürlük tarihi içeriyor, bu nokta kritik:
- 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe giren hüküm: geçici yüzde 3'lük destek oranının süresi uzatıldı.
- 1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek hükümler: destekten yararlanma şartları, katma değer esaslı hesaplama, döviz pozisyonu şartı, denetim ve yaptırım mekanizması yeniden düzenlendi.
Yani firmalar Ağustos-Eylül döneminde mevcut kurallarla desteğe devam ederken, Ekim ayından itibaren yeni ve daha sıkı bir çerçeveye geçecek.
Yüzde 3 destek oranı ne zamana kadar sürecek?
Kalıcı destek oranı yüzde 2 olarak korunuyor. Buna ek olarak uygulanan geçici yüzde 3'lük oranın 31 Temmuz 2026'da sona ermesi bekleniyordu; 2026/11 sayılı Tebliğ bu süreyi 31 Ocak 2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uzattı. Yani ihracatçı ve döviz geliri olan firmalar, planlarını yaparken en az bu tarihe kadar yüzde 3 seviyesinin devam edeceğini varsayabilir — tabii mevzuatın yeniden değişmeyeceği varsayımıyla.
Katma değer esaslı yeni sistem nasıl işleyecek?
1 Ekim 2026'dan itibaren destekten yararlanma, artık yalnızca "döviz bozdurma" eylemine değil, firmanın ürettiği katma değere bağlanıyor. Katma değer; firmanın kârlılığı ve işgücü maliyetleri üzerinden hesaplanacak şekilde tanımlanıyor. Pratikte bu, katma değeri düşük, sadece aracılık yapan işlemlerin destekten daha az pay alacağı, üretim ve istihdam yaratan firmaların ise görece avantajlı konumda kalacağı anlamına geliyor.
Aracı ihracatçılar için ne değişiyor?
Aracı ihracatçı üzerinden satış yapan üretici firmalar için önemli bir esneklik geliyor: aracı ihracatçı kendi katma değer bazlı limitini doldurduğunda, katma değeri yüksek tedarikçileri adına döviz dönüşüm işlemini yapabilecek. Bu durumda destek tutarı aracı ihracatçının değil, doğrudan tedarikçi firmanın hesabına yatırılacak. Tedarik zincirinde birden fazla aktör varsa, hangi firmanın desteği alacağının önceden netleştirilmesi gerekecek.
Hangi firmalar bu değişiklikten en çok etkilenecek?
Katma değer esaslı sisteme geçiş, firma profiline göre farklı sonuçlar doğuracak. Yüksek işgücü maliyeti ve kârlılığı olan üretici/imalatçı firmalar, salt aracılık veya düşük katma değerli ticaret yapan firmalara kıyasla destekten görece daha fazla pay alacak konuma geliyor. Tedarik zincirinin ortasında yer alıp aracı ihracatçı üzerinden satış yapan küçük ve orta ölçekli üreticiler için ise, aracı ihracatçının limitini doldurup doldurmadığını takip etmek yeni bir operasyonel gereklilik haline geliyor — çünkü destek artık otomatik olarak aracıya değil, koşullar sağlandığında doğrudan üreticiye gidebiliyor.
Döviz pozisyonu şartı nedir?
Önceki uygulamada firmalardan belirli bir süre yeniden döviz almayacaklarına dair taahhüt isteniyordu. Yeni düzenlemeyle bu taahhüt yerine döviz pozisyonu esas alınan bir şart getirildi: destekten yararlanacak firmaların döviz pozisyonu, başvuru öncesinde Merkez Bankası'nca belirlenecek bir üst sınırı aşamayacak. Bu, firmanın nakit yönetimini ve döviz varlık/yükümlülük dengesini daha yakından izlemesini gerektiren bir değişiklik.
Eski ve yeni uygulama arasındaki fark ne?
Değişikliği tek bakışta görmek için eski ve yeni (1 Ekim 2026 sonrası) uygulamayı karşılaştırmak faydalı olur:
| Konu | Önceki uygulama | Yeni uygulama (1 Ekim 2026'dan itibaren) |
|---|---|---|
| Yararlanma şartı | Belirli süre yeniden döviz almama taahhüdü | Merkez Bankası'nca belirlenen döviz pozisyonu üst sınırına uyum |
| Destek tutarının belirlenmesi | Bozdurulan döviz tutarına sabit oran | Katma değer (kârlılık + işgücü maliyeti) esaslı hesaplama |
| Aracı ihracatçı işlemleri | Kendi adına dönüşüm, destek kendi hesabına | Limit dolunca tedarikçi adına dönüşüm, destek tedarikçi hesabına |
| Denetim | Sınırlı inceleme yetkisi | Genişletilmiş Merkez Bankası denetimi, artırılmış banka yükümlülüğü |
| Usulsüz kullanım | Mevcut yaptırım hükümleri | Ağırlaştırılmış yaptırımlar |
Ağustos ve Eylül aylarında firmalar hâlâ eski kurallarla (taahhüt esaslı) işlem yapabiliyor; asıl geçiş 1 Ekim 2026'da gerçekleşecek. Bu iki aylık pencere, firmaların katma değer verilerini ve döviz pozisyon tablolarını hazırlaması için bir hazırlık süresi olarak değerlendirilebilir.
Usulsüz kullanımın yaptırımları neler?
Tebliğ, denetim ve yaptırım tarafını da güçlendiriyor: Merkez Bankası'nın inceleme yetkisi genişletiliyor, bankaların bu süreçteki yükümlülükleri artırılıyor ve desteğin usulsüz kullanıldığı tespit edilen durumlar için ağır yaptırımlar öngörülüyor. Destek başvurusu yapan firmaların, beyan ettikleri bilgilerin (katma değer hesaplaması, pozisyon durumu) denetime dayanıklı ve belgelenebilir olmasına özellikle Ekim ayı öncesinde dikkat etmesi gerekiyor.
KOBİ bu süreci ERP'de nasıl takip etmeli?
Katma değer esaslı hesaplama ve döviz pozisyonu takibi, artık tek seferlik bir muhasebe kaydı değil, sürekli izlenmesi gereken bir veri seti haline geliyor. Pratikte işletmenin şu üç noktayı sistemli şekilde tutması gerekiyor:
- Döviz gelirleri ile bozdurma işlemlerinin banka bazında ve tarih sırasıyla kaydı,
- Kârlılık ve işgücü maliyeti verilerinin katma değer hesaplamasına hazır biçimde tutulması,
- Anlık döviz pozisyonunun (varlık eksi yükümlülük) görülebilir olması,
- Aracı ihracatçı üzerinden satış yapılıyorsa, hangi tedarikçinin desteği alacağının sözleşme veya ön mutabakatla netleştirilmiş olması,
- Destek başvurusuna dayanak olan belgelerin (banka dekontu, fatura, işgücü maliyeti tablosu) denetime hazır biçimde arşivlenmesi.
Özellikle 1 Ekim 2026 öncesinde, muhasebe ve finans ekibinin döviz hesap planını gözden geçirip kur farkı hesaplarını, katma değer bileşenlerini ayrıştıracak şekilde yapılandırması öneriliyor. Manuel Excel takibiyle yürütülen bu süreç, firma sayısı ve döviz işlem hacmi arttıkça hataya açık hale geliyor; bu yüzden döviz hareketlerinin muhasebe kaydıyla eşzamanlı, tek sistemde tutulması denetim döneminde zaman kazandırıyor.
Birasyo ERP'nin finans modülü döviz hesap hareketlerini ve kur farklarını otomatik işlerken, dış ticaret çözümü ihracat/ithalat evraklarını ve döviz gelir kalemlerini tek ekranda birleştiriyor. Mali müşavirinizle birlikte destek başvurusu öncesinde bu verilerin tutarlı olduğunu teyit etmeniz, Ekim ayından sonra devreye girecek denetim mekanizmasında sizi koruyacaktır.
Özet
- 1 Ağustos 2026'da yayımlanan 2026/11 sayılı Tebliğ, yüzde 3'lük geçici döviz dönüşüm desteğinin süresini 31 Ocak 2027'ye (dâhil) uzattı; kalıcı oran yüzde 2 olarak kaldı.
- Süre uzatımı 1 Ağustos 2026'da, yeni yararlanma/denetim kuralları ise 1 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek.
- Destek artık firmanın katma değerine (kârlılık + işgücü maliyeti) göre hesaplanacak.
- Aracı ihracatçılar, limitlerini doldurduklarında katma değeri yüksek tedarikçileri adına işlem yapabilecek; destek doğrudan tedarikçiye yatırılacak.
- Döviz almama taahhüdü kalktı, yerine Merkez Bankası'nca belirlenecek döviz pozisyonu üst sınırı geldi.
- Usulsüz kullanıma yönelik denetim ve yaptırımlar ağırlaştırıldı.
Kaynaklar: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1 Ağustos 2026 tarihli ve 33327 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan "Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ (Sayı: 2023/5)'de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sayı: 2026/11)".
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; firmanızın destekten yararlanma koşullarını, katma değer hesaplamasını ve döviz pozisyonu durumunu bankanız ve mali müşavirinizle birlikte teyit etmenizi öneririz.
Bu yazıyı LinkedIn'de paylaşın
Başlık, özet ve hashtagler panoya kopyalanır, LinkedIn paylaş penceresi açılır — yapıştırın (Cmd/Ctrl+V) ve gönderin.

