
İthalatçı bir firma, yurt dışından 10.000 dolarlık mal getirir ve bunu birim maliyet sanır. Oysa o mal depoya girene kadar navlun, sigorta, gümrük vergisi, ardiye, nakliye ve aracı komisyonları eklenir. Gerçek maliyet çoğu zaman fatura fiyatının yüzde 15-30 üzerindedir. Bu farkı görmeden fiyat verirseniz, kâr ettiğinizi sanırken zarar ediyor olabilirsiniz. İşte landed cost tam da bunu çözer.
Landed cost nedir?
Landed cost (Türkçede "tedarik/teslim maliyeti" ya da "depoya giriş maliyeti"), bir ürünün kullanılabilir/satılabilir hale gelene kadar üzerine binen tüm maliyetlerin ürün birim maliyetine dahil edilmesidir. Sadece "ne ödedim" değil, "bu mal elime geçene kadar toplam ne harcadım" sorusunun cevabıdır.
Muhasebe açısından da bu doğrudur: stok maliyeti, ürünü mevcut yerine ve durumuna getirmek için katlanılan giderleri içermelidir. Yani navlun ve gümrük gibi kalemler gider yazılıp geçilmez; ilgili stokun maliyetine eklenir.
Landed cost'a giren tipik kalemler
Her ithalatta hepsi olmayabilir ama tipik bileşenler şunlardır:
- Mal bedeli (FOB/EXW fiyatı): Satıcıya ödenen temel tutar.
- Navlun (taşıma): Deniz/hava/kara taşıma ücreti.
- Sigorta: Yük sigortası.
- Gümrük vergisi ve mali yükler: İthalatta tahakkuk eden vergi ve fonlar.
- Gümrük müşavirliği ve komisyonlar: Aracı hizmet bedelleri.
- Liman/ardiye/terminal masrafları: Bekleme, boşaltma, depolama.
- İç nakliye: Limandan/gümrükten deponuza taşıma.
Not: KDV gibi indirilebilir vergiler genellikle maliyete eklenmez (indirim mekanizmasıyla geri alındığı için). Hangi kalemin maliyete gireceğini mali müşavirinizle netleştirmek önemlidir.
Asıl mesele: bu giderleri ürünlere nasıl dağıtırsınız?
Bir konteynerde 5 farklı ürün varsa, navlunu bu ürünlere nasıl paylaştırırsınız? İşte landed cost'un teknik kalbi budur. Yaygın dağıtım anahtarları:
- Değere göre (tutar bazlı): Gider, ürünlerin mal bedeli oranında dağıtılır. Sigorta ve değere bağlı giderler için mantıklıdır.
- Ağırlığa göre (kg/ton): Navlun gibi taşıma giderleri için genellikle en doğru anahtardır — taşımayı tetikleyen ağırlıktır.
- Hacme göre (m³/desi): Hafif ama hacimli ürünlerde taşıma hacme göre fiyatlanır; bu durumda hacim anahtarı daha adildir.
- Miktara göre (adet): Benzer ürünlerde basit ve yeterli olabilir.
Doğru anahtar, gideri en çok hangi faktör tetikliyorsa odur. Tek bir anahtarı her gidere uygulamak (örneğin her şeyi değere göre dağıtmak) çoğu zaman yanlış birim maliyet üretir.
Bir örnekle netleştirelim
Diyelim bir konteynerde iki ürün var ve toplam 20.000 TL navlun ödediniz. Ürün A hafif ama pahalı, Ürün B ağır ama ucuz. Navlunu değere göre dağıtırsanız, pahalı A ürünü navlunun çoğunu yüklenir — oysa taşıma maliyetini asıl yaratan ağır B ürünüdür. Ağırlığa göre dağıtırsanız B ürünü gerçek payını alır. Sonuç: aynı konteyner, farklı anahtarla tamamen farklı birim maliyetler üretir. İşte bu yüzden anahtar seçimi fiyatlamanızı doğrudan etkiler.
Landed cost bilinmezse ne olur?
- Yanlış fiyatlama: Birim maliyeti olduğundan düşük bilirsiniz; kâr marjınız kâğıt üstünde vardır, gerçekte yoktur.
- Yanlış ürün kararları: Aslında düşük marjlı bir ürünü "kârlı" sanıp ona ağırlık verirsiniz.
- Stok değerinin hatalı olması: Bilançodaki stok değeri eksik kalır, mali tablolar gerçeği yansıtmaz.
ERP'de landed cost otomasyonu
Landed cost'u Excel'de tutmanın sorunu, ek maliyet faturalarının (navlun, gümrük) çoğu zaman maldan günler sonra gelmesidir. O zamana kadar mal stoğa girmiş, hatta satılmış olur. Doğru sistem, bir ithalat dosyasını (parti) açar, ek maliyet faturalarını geldikçe bu dosyaya bağlar ve seçtiğiniz anahtarla ürün birim maliyetlerini geriye dönük günceller.
Birasyo Dış Ticaret modülü ithalat dosyası bazında tüm ek maliyetleri (navlun, sigorta, gümrük, komisyon) toplar ve değer/ağırlık/hacim anahtarlarıyla ürünlere dağıtır. Stok modülü bu dağıtımı maliyet katmanına işler, böylece her ürünün gerçek depoya-giriş maliyeti oluşur. Satınalma tarafında ek maliyet faturaları ilgili dosyayla eşleştiğinde birim maliyetler otomatik güncellenir — manuel hesap tablosu gerekmez.
Özet
Landed cost, ithal ürünün gerçek maliyetini fatura fiyatından değil, depoya girene kadar binen tüm giderlerden hesaplar. İşin sırrı, her gideri onu en çok tetikleyen anahtarla (genellikle navlun ağırlığa, sigorta değere) dağıtmaktır. Bu hesabı yapmadan fiyat veren işletme, kârlılığını tahminle yönetir. Ek maliyet faturalarını ithalat dosyasına geldikçe bağlayan bir sistemle, gerçek birim maliyet otomatik ve doğru oluşur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Hangi maliyet kalemlerinin stok maliyetine dahil edileceği ve KDV/indirilebilir vergi uygulaması için mali müşavirinize danışın.
Bu yazıyı LinkedIn'de paylaşın
Başlık, özet ve hashtagler panoya kopyalanır, LinkedIn paylaş penceresi açılır — yapıştırın (Cmd/Ctrl+V) ve gönderin.


